Viyana’nın Favoriten semtinde üç genci bıçakla yaralayan ancak yaşının küçük olması sebebiyle cezai ehliyeti bulunmayan 12 yaşındaki çocuk hakkında resmi süreç başlatıldı. Viyana Çocuk ve Gençlik Dairesi (MA11), aile ve çocuk için geniş kapsamlı inceleme kararı aldı.
Avusturya’nın başkenti Viyana’da geçen Perşembe günü Wielandplatz’da patlak veren tartışma kanlı bitti. Çakıyla 15 yaşındaki bir genci hayati tehlike atlatacak şekilde ağır yaralayan, ayrıca 14 ve 16 yaşlarında iki genci daha bıçaklayan 12 yaşındaki şüpheli hakkında yasal sınır nedeniyle ceza davası açılamadı. Avusturya yasalarına göre cezai sorumluluk yaşının altında kalan çocuk için eyaletin sosyal kurumları harekete geçti.
MA11’den “Tehlike Değerlendirmesi” (Gefährdungsabklärung)
Viyana Çocuk ve Gençlik Dairesi (MA11), emniyet teşkilatından gelen resmi polis raporunun kendilerine ulaştığını doğruladı. Kurum, yaşanan bu vahim olayın ardından çocuk ve ailesinin sosyal durumunu mercek altına almak üzere “Tehlike Değerlendirmesi” (Gefährdungsabklärung) sürecini başlattı.
Yapılacak detaylı incelemelerin ardından kurumun alabileceği önlemler arasında şunlar yer alıyor:
- Aileye yönelik zorunlu pedagojik ve psikolojik ayakta destek hizmetleri.
- Çocuğun rehabilitasyonu ve toplum güvenliği için devlet korumasına alınarak özel bir kuruma yerleştirilmesi.
MA11 yetkilileri, ana hedeflerinin hem suça sürüklenen çocuğun daha fazla suça bulaşmasını engellemek hem de toplumda benzer şiddet olaylarının tekrarlanmasının önüne geçmek olduğunu vurguladı.
Şiddet Olayının Perde Arkası: “Sadece Göçmenlik veya Namus Kavramıyla Açıklanamaz”
Wielandplatz’da yaşanan dehşet verici olay, Avusturya kamuoyunda gençlik şiddeti konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan uzmanlar, sorunun kökenine inilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Ünlü sosyal antropolog Thomas Schmidinger, bu tür gençlik şiddeti vakalarının yalnızca göçmen kökenli olmakla veya geleneksel “namus” algısıyla açıklanmasının eksik bir yaklaşım olduğunu belirtti. Schmidinger’e göre:
- Sosyal dışlanmışlık ve gençler arasında hızla yayılan şiddet kültürü bu olaylarda tetikleyici rol oynuyor.
- Cezai ehliyeti olmayan çocukları doğrudan cezaevine göndermek kalıcı bir çözüm sunmuyor. Aksine, çocukların cezaevi ortamında daha organize suçlarla tanışmasına ve suça daha çok yatkın hale gelmesine yol açabiliyor.











