Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde (DKC) baş gösteren Ebola salgını kontrolden çıkma noktasına geldi. Kongolu yetkililer ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yapılan son açıklamalara göre, salgında hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bini aştı. Virüsün ölüm oranının %45,9 seviyesinde olduğu bildirilirken, sağlık uzmanları virüsün tespitten daha hızlı yayıldığı uyarısında bulunuyor.
Yanlış Teşhis Yüzünden Gizlice Yayıldı
WHO Afrika Direktörü Mohamed Janabi, salgının başlangıçta tahmin edilenden çok daha önce, Şubat ayında başladığının yeni araştırmalarla ortaya çıktığını açıkladı. İlk vakaların sıtma veya tifo ile karıştırıldığını belirten Janabi, durumu şöyle özetledi:
“Biz virüsü kovalamaya çalışıyoruz ancak virüs şu an bizden bir adım önde ilerliyor.”
Yetkililer, bölgedeki güvenlik sorunları ve çatışmalar nedeniyle sağlık ekiplerinin hastaların yalnızca %30’una ulaşabildiğini, hastaların büyük bir kısmının evlerinde hayatını kaybettiğini duyurdu. Bu durum, virüsün cenaze törenleri ve korumasız hasta bakımı sırasında aile bireylerine bulaşma riskini devasa boyutlara taşıyor.
12 Haftada Rekor Vaka: Eski Salgınları Katladı
Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (Africa CDC) Direktörü Jean Kaseya, salgının ilk 12 haftasındaki vaka ve ölüm sayılarının, Batı Afrika’da yaşanan tarihin en büyük Ebola salgınından katbekat fazla olduğuna dikkat çekti. Şu ana kadar 4 bin 381 kişinin hastalandığı, 704 kişinin ise tecrit servislerinde tedavi gördüğü bildirildi.
Sağlık uzmanlarını en çok korkutan nokta ise yeni vakaların %86’sının takip edilen temaslı listelerinden çıkmaması. Bu durum, toplum içinde tespit edilemeyen yüzlerce gizli vaka olduğunu gösteriyor.
Aşısı ve Tedavisi Olmayan Tür Mutasyon Geçirmiş Olabilir
Salgına neden olan Ebola’nın Bundibugyo türü için henüz onaylanmış özel bir aşı veya tedavi yöntemi bulunmuyor. Temmuz ayından bu yana iki farklı antiviral tedavi yöntemi klinik olarak test edilse de bilim insanları, virüsün mutasyona uğramış olma ihtimalini araştırıyor.
Çatışma Bölgesinde İnsani Dram ve ABD’den Dev Yardım
Salgının merkez üssü olan Ituri, Kuzey Kivu ve Güney Kivu eyaletleri, silahlı grup ve mülteci kamplarının yoğun olduğu çatışma bölgeleri arasında yer alıyor. Rebell grupların kontrolündeki bu alanlarda sağlık hizmeti sunmak neredeyse imkansız hale gelmiş durumda.
Krizin derinleşmesi üzerine uluslararası toplum harekete geçti. ABD yönetimi, bölgedeki insani kriz ve salgınla mücadele için 242 milyon dolarlık ek acil yardım paketi açıklayarak toplam yardım miktarını 512 milyon doların üzerine çıkardığını duyurdu.






